rss search

next page next page close
thumbnail
Warning: file_exists(): open_basedir restriction in effect. File(/home/uqeosma/public_html/blog/wp-content/uploads/et_temp/ss1-1730376_526x351.jpg) is not within the allowed path(s): (/home/osmntunc:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/osmntunc/public_html/blog/wp-content/themes/theme/epanel/custom_functions.php on line 748
Slovakia-Bratislava zoom
next page next page close

Yevmiyeli Öğretmen

Nedir ücretli öğretmenlik?

Bakanlar kurulunun 2005/9345 karar sayısıyla çıkardığı kararnamenin birinci maddesinde tanımı şöyle yer almaktadır ücretli öğretmenliğin :” Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (C) fıkrasına göre bir öğretim yılında 10 ayı geçmemek üzere kısmî zamanlı geçici öğretici çalıştırılabilir.”Kararnamenin tamamına kaynakçada bulunan linkten ulaşabilirsiniz.

Benim kendi kategorizasyonumdaki karşılığına bakacak olursak eğer, mevsimlik tarım işçilerine benzetebiliriz ücretli öğretmenleri…   Neden mi? Bir ücretli öğretmen sadece girdiği ders saati başına günümüz rakamlarıyla 9 lira küsur ücret almaktadır. Kabaca bir hesap yapacak olursak; haftada 30 saat derse giren bir yevmiyeli öğretmen 30*9=270 lira para kazanmaktadır. Bu parayı ay bazında hesaplayacak olursak eğer 270*4=1080 rakamı çıkacaktır karşımıza. Bu kaba hesaptan sonra gelin biraz daha deşelim yevmiyeli öğretmenliği… Bir yevmiyeli öğretmenin sigortası yarım günlük yatırılmakta olup bu da yeküne bakıldığında yarım aya tekabül etmektedir. Peki nedir yevmiyeli öğretmenin kadrolu öğretmenden farkı gelin bir de bunu inceleyelim kısaca. Kadrolu öğretmen kar tatili,bayram tatili vs günlerde ve buna ek resmi törenlerde maaşını almaya devam etmektedir. Yevmiyeli öğretmen ise bu malum günlerde yeniden işsiz konumunda olmaktadır resmi açıdan. Bir de isim konusu var “ücretli öğretmen” yahu kadrolu öğretmenler ücretsiz hayır işi mi yapıyor diye sorarım ? Kadrolu öğretmenler branş dışı derslerde ek ders ücreti alırken yevmiyeli alamaz. Nöbet tutar ücretini alamaz, görev tanımındaki işlerin dışındaki işleri yapmaya zorlanır ve idarenin yetersiz damgasıyla işine son vermesinden korktuğu için bu hakkını bile savunamaz. Daha bir çok sorunu vardır elbet. Ben sizlere bu yazıda bir eğitim fakültesi mezunu olarak atanamamış ve yevmiyeli öğretmenliğe karşı duran birisi olarak gözlemlerim sonucu saptayabildiğim sorunları aktarmaya çalışacağım.

Neden ücretli öğretmenlik?

Kadrolu bir öğretmen ayda hizmet yılı ve kıdemine göre 2,220 – 2,579 tl yelpazesinde net maaş alır. Yevmiyeli olan ise yukarıda da belirttiğimiz gibi 1080 tl (kaba hesapla). Siz devlet olsaydınız hangisini çalıştırmayı tercih ederdiniz diye sormak geçiyor içimden… Ekonomi için tamamen tasarruftur yevmiyeli öğretmen. Kapitalist bir sömürü aracıdır kesinlikle.

Kimler ücretli öğretmenlik yapabilir?

Kanatlı hayvan yetiştiriciliği mezunları, işletme iktisat mezunları, rus dili ve edebiyatı mezunları! (hem de din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği), ön lisans ve lisans mezunları. Şaka yapmıyorum evet su ürünleri mezunu bir kişi de ücretli öğretmenlik yapabilir. Fakat sadece bu kriterler yetmiyor, bunlara ek olarak bulunduğunuz il/ilçe/kasaba/köyde siyasi bir arkanız yahut milli eğitimde bir tanıdığınızın olması da işleri kolaylaştırabiliyor. Çocuklarımızı bunlar mı eğitiyor diye sorarlar adama…

Evet!

Ben bir eğitim fakültesi mezunu olarak ücretli öğretmenliği bu ve birçok nedenden ötürü yapmıyorum. Kendi mesleğime kendim hakaret edemem çünkü… Bunu söylerken de şuan yevmiyeli çalışan eğitim fakültesi arkadaşlarımı meclis dışında bırakıyorum. Çünkü 50 puanla atanılabilen bir branş varken 80 puanla atanılamayan bir çok branş var. Bu insanlar nereden para kazanacak tabii ki en iyi bildiği işten…

Bu durum eğitimi nasıl etkiler?

Sizlerin de bildiği gibi bir ülke eğitimle kalkınır, eğitimsizlikle düşer. Duruma sadece ekonomiklik açısından bakılacaksa eğer kalifiye yetişen bir nesil ekonomiye daha fazla katkı sağlayacaktır. Neden mi?Yukarıda da belittiğim gibi ücretli öğretmenliği eğitim fakültesi mezunları dışında kimlerin yapabildiğini gördünüz.Ve bu kesinlikle küçümsenecek bir oran değil. Buyrun rakamlara göz atıp devam edelim.

Şu an 2015 itibarı ile ülkemizde çalışmakta olan ücretli öğretmen sayısını sizlere Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un, 17.02.2015 tarihinde yaptığı basın açıklamasından birebir aktaracağım.81 İl Valiliğine Türkiye’deki ücretli öğretmen sayısına ilişkin bilgi istenmiş olup. Bu talebe 69 İl Valiliğinden cevap gelmiştir. Ücretli öğretmen sayısını göndermeyen 12 il şunlardır: Artvin, Aydın, Bolu, Diyarbakır, Hakkâri, Kastamonu, Mardin, Ordu, Osmaniye, Siirt, Van, Yozgat. İstenen bu bilgi ışığında Türkiye’de 69 ilde toplam 71.960 ücretli öğretmen çalışmaktadır.  Yapılan bu araştırmaya göre ücretli öğretmenlerin 28 bin 178’i eğitim fakültesi mezunu, 30 bin 32’si lisans mezunu, 12 bin 697’si ön lisans (iki yıllık meslek yüksek okulu) mezunudur.  Basın açıklamasının tamamı kaynakçada bulunan linkte yer almaktadır. Az çok ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Gerçek bir öğretmeni kesinlikle küçümsemeyin, bir öğretmen 4 sene boyunca bu işin eğitimini alır. Pedagojiden tutun, materyale, bilişime kadar hem de… Sırf ekonomik olsun diye yevmiyeli ve öğretmenlikten anlamayan bir sürü işsiz üniversite mezunuyla dolu gördüğünüz gibi okullarımız.

Bir örnekle daha da netleşeceğini düşünüyorum. Su ürünleri mezunumuz X kişisi yevmiyeli öğretmenliğe başladı diyelim. Öğrencilere tam alışacakken (kendisinin akşamları evde ders çalışıp çocuklara öyle anlattığını varsayıyorum), kadrolu öğretmen gelir ve X kişisinin görevi dolar. Kısacası kovulur. Yeni öğretmen ve öğrenciler ikinci kez birbirilerine alışma süreci içine gireceklerdir. Tabii yeni gelen eğitim fakültesi mezunu öğretmenimizin işi zordur. Bay/bayan X ne kadar temel oluşturabilirdi ki öğrencilerde… Bu döngünün her sene devam ettiğini düşünürseniz ne demek istediğim biraz daha netleşecektir.

 “Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır” sözünü irdelersek başöğretmenin, eğitimin kalitesinin düşmekte olduğu ve yeni nesilin nasıl etkileneceği anlaşılacaktır.

Ben bir öğretmen olarak ücretli öğretmenliğe, bunu hakaret sayarak ve yapmayarak karşı çıkıyorum. Çünkü bu toplumda nasıl kadının yeri ve değeri bilinmiyorsa öğretmenliğin de bilinmiyor ne yazık ki.Başka mesleklerin ücretllisi var mı lütfen araştırın… Ya da kalp hastası annenizi, 6-7 yıl tıp okumuş bir doktor yerine ön lisans mezunu kalifiyeli bir arkadaşa emanet eder miydiniz?

Kaynakça

http://www.turkegitimsen.org.tr/haber_goster.php?haber_id=16420

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2005/09/20050910-2.htm


next page next page close
next page next page close
thumbnail
Warning: file_exists(): open_basedir restriction in effect. File(/home/uqeosma/public_html/blog/wp-content/uploads/et_temp/DSC_7696-3996031_526x351.jpg) is not within the allowed path(s): (/home/osmntunc:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/osmntunc/public_html/blog/wp-content/themes/theme/epanel/custom_functions.php on line 748
Camdan zoom
next page next page close
thumbnail
Warning: file_exists(): open_basedir restriction in effect. File(/home/uqeosma/public_html/blog/wp-content/uploads/et_temp/DSC_7611-7303203_526x351.jpg) is not within the allowed path(s): (/home/osmntunc:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/osmntunc/public_html/blog/wp-content/themes/theme/epanel/custom_functions.php on line 748
Akdağ Çardak zoom
next page next page close

Hayal Edebiyatı

Daha ortalarda yoksun evlat;

Kişiler sahip olamadıkları hayallere sırf sen sahipsin diye, kalabalıkta senin hayallerini çiğneyerek bir üst basamağa çıkmaya çalışacak ve “senden üstünüm” mottosunu etraftaki sığ insanlara empoze etmeye çalışacaklar bu hayatta elbet…

Bunu yapanlar genelde; yanlı görüşlerle yetişmiş, bu fikirlere körü körüne sorgulamadan bağlanmış ve hayatlarında hep birşeyler eksik olan ve bu eksikleri az önce anlattığım şekilde gidermeye çalışan avamlar olacaktır.

Bunlar seni kıskanılan hayallerine daha da yaklaştıracak olan ve hayatta sadece biyolojik açıdan bulunan doğup yaşayıp, ölecek insanlardır. Aldırış etme…

 

 


next page next page close

Son Ders

Horozlar uyanmış, çorbacılar dükkanlarını açmış, dumanı sabahın soğuğunda üstünde tüten simitler tezgahlardaki yerini almış, gün başlamıştı çoktan. Doğadan olmayan bir sesle yeni güne gözünü açtı.Telefonunun alarmıydı çalan.Saatini kontrol etti. İçinden bir ses gece zor ısıttığı,kendini uykunun kollarına bıraktığı o yeri daha terketmemesi gerektiğini söylüyor gibiydi.Yorganı attı hızlıca üstünden ve camdan dışarı bakarken buldu kendini.Karşı komşuyla aynı anda açmamıştı bugün perdeyi.Havanın durumunu kestirene kadar bekledi inşaat kalıntılarıyla kirlenmiş camın önünde.Bu günün sahnesinde yerini almasına az vardı.Fazla zaman kaybetmeden sıcak bir duşla kendini tazeledi ve gözlerinde uykusuzluğun bıraktığı yanma ile çıktı kapıdan.Bugün öğreneceklerine yaklaştırıyordu onu adımları.İlerledi kafasında düşünceleriyle birlikte uzunca bir süre… Günün ilk selamı kapıda bekleyen güvenlik görevlisineydi bugün. Kulübeyi andıran derme çatma kantine doğru ilerledi, sabah tezgahta yerini alan dumanı üstünde simitlerden nasibini almak için.Hava gösterdiği anlık değişimle yine şaşırtmıştı, alışkındı nasıl olsa.Montunu aldı bir eline diğer elinde simitleri ve çayı yöneldi kimsenin oturmadığı şemsiyeli olan ahşap masaya.Arkadaşlarından bir kaçı da kahvaltısına eşlik etti. Yudumlarken soğuk çayını iki sigara çıkardı masaya bıraktığı montunun cebinden biri arkadaşına diğeri kendine… Devam eden keyiflerine, ekleniyordu birer birer masaya gelen arkadaşları.Çoğalınca masadaki insan sayısı tatlı muhabbet usulca yerini bırakıyordu iki kişilik diyaloglara. O anda kendisini buldu bu diyalogların birinin içinde. Gizlice karıştırdığı işleri yakalamışçasına konuşan arkadaşına verdi dikkatini.Meraktan kafasında artan tahminleri ile dinlemeye devam etti arkadaşını. Bir kız vardı.Uzun zaman sonra, ne yapıp edip bir yolunu bulup paylaşmıştı düşüncelerini onunla.Kızın düşüncelerinin ne olduğunu pek fazla çözemesede istediğini başarmış ve mutluydu.Bunu mu ima ediyordu arkadaşı acaba?Çünkü söylememişti kimseye.Kafasındaki soruya kendisi cevap ararken dinlemeye devam etti arkadaşını.Bir çıktı alma merkezinin bilgisayarında kalan, kendisinden başka kimsenin elinde bir anlam bulamayacak bir belgeden bahsetti arkadaşı.Onu nasıl ele geçirdiklerinden. Gülümsedi ve geçti. Bir oh çekti asıl gizli olanı öğrenmemiş olmasına sevinerek…Derse girme zamanı gelmişti artık çoktan. Güzel bahar havasının kollarından zorla aldı ve attı sınıfa kendini.. Sevdiği hocasının sınıfa seslenmesiyle; İlk dersi başladı bugünün.Derslerle devam ettirdi gün kendini sokak lambalarının sarı, güçsüz ışıkları yanana dek.Artık akşam yemeği zamanı gelmişti.Garsonlarının aklının bir karış havada olduğu, yemekleri güzel esnaf lokantasına doğru ilerledi.Beklediği zaman yaklaşıyordu yemeğini yedikten sonra. O kız ile konuşacağı zaman gelmiş çatmış ve selamını çoktan vermişti kıza esprili bir şekilde. Onunla konuştuğu günün heyecanı ile hoş beş kısmını çoktan geçmişti konuşmanın. Konuşmanın tam beklediği yönde ilerlediğini düşündüğü anda 40 yıl hatır bırakacak teklifini yaptı kıza. Oğlundan mektup bekleyen anne’nin heyecanıyla koyuldu kızın cevabını beklemeye.Az sürmedi tahmin bile edemeyeceği o cevabın gelmesi…

Son dersini almıştı günün.İnsanlar söyleyemediklerini kolayca yazabiliyordu kısa ve net, duygulardan arındırılmış, tutarsızca konuştuklarından…

Gün bitmiş büyükayıyla küçükayı çoktan yerini almıştı semada.


next page next page close

Hadopi Nedir ?

Hadopi Kanunu Nedir?

HADOPI “The High Authority for the Dissemination of Works and the Protection of Rights on the Internet” (Haute Autorité pour la Diffusion des Oeuvres et la Protection des Droits sur Internet) HADOPI kanunu başkan Nicolas Sarkozy ve şarkıcı eşi Carla Bruni –Sarkozy tarafından 2009 yılında halkla tanıştırılmıştır. Bu kanun sanatçıların korunması ve özellikle liste başında gelen internet üzerinden illagal yoldan müzik ve film erişimini engelleme fikri ile kavramsallaştırılmıştır. Başlangıçta Fransız ulusal meclisi tarafından reddedilmiş fakat sonrasında Mayıs 2009 da onaylanmış ve kabul edilmiştir.Ancak 10 Haziran 2009 yılında Fransa’nın anayasal konseyi tarafından “internet özgürlük ifade edilebilen bir alandır” hükmüne istinaden kullanıcıların telif hakkı ihlalini onaylayabileceği öngörüldüğü için bu hüküm kaldırılmıştır. 22 Ekim 2009 tarihinde Fransa anayasal konseyi, kullanıcının internet erişimi kesilmeden önce adli bir inceleme gereklidir kararını alarak yasanın gözden geçirilmiş sürümünü onaylamıştır. Hadopi Kanunu Nasıl İşler? Kanun yayınlama ve indirme yapılan siteler yerine peer to peer ( eşler arası paylaşım siteleri, örn: torrent vs.) sitelerini hedeflemiştir. Guardian web kullanıcılarının kanun kapsamı dışında olan materyallere ulaşmak için hala yasadışı indirme işleminin gerçekleştiğini bildirdi. Buna ek olarak hükümet “Haute Autorité pour la Diffusion des Oeuvres et la Protection des Droits sur Internet” “The High Authority for the Dissemination of Works and the Protection of Rights on the Internet” “İnternet üzerindeki eserlerin ve haklarının korunmasının yaygınlaştırılması için yüksek otorite” kuruluşu ile geldi. Bu kuruluş yasaları uygulamakta üç adım izlemektedir. 1.Olayın zamanını ve bunun dışında başka detayı içermeyen bir e-posta internet kullanıcısına gönderilir. Olay ihlalinde kullanılan IP adresi tespit edilir. 2. Hadopi ya da ISS 6 ay içerisinde başka bir hak ihlalinden şüphelenirse, kullanıcıya sertifikalı bir evrak gönderecektir. 3.Sertifikalı evrak gönderilen ihlal eden kişi halen ihlal etmeye devam ediyorsa ISS,kullanıcının internet erişimini 1 ya da 2 yıl süreleri arasında engelleyecektir. Bu yazıyı bir ödevim üzerine yaptığım araştırmalarda internette Türkçe kaynak bulamadığımdan dolayı, bulduğum ingilizce kaynağı Türkçe’ye çevirek internete eklemek ve benden sonra araştıracaklara yardımcı olmasını istedim.


next page
thumbnail
Warning: file_exists(): open_basedir restriction in effect. File(/home/uqeosma/public_html/blog/wp-content/uploads/et_temp/ss1-1730376_149x149.jpg) is not within the allowed path(s): (/home/osmntunc:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/osmntunc/public_html/blog/wp-content/themes/theme/epanel/custom_functions.php on line 748
Slovakia-Bratislava
article post

Yevmiyeli Öğretmen

Nedir ücretli öğretmenlik? Bakanlar kurulunun 2005/9345 karar sayısıyla...
article post

Rusya’dan

Rusya’da Erasmus arkadaşlarımdan birisinin isteği üzerine yetimhanedeki...
article post
thumbnail
Warning: file_exists(): open_basedir restriction in effect. File(/home/uqeosma/public_html/blog/wp-content/uploads/et_temp/DSC_7696-3996031_149x149.jpg) is not within the allowed path(s): (/home/osmntunc:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/osmntunc/public_html/blog/wp-content/themes/theme/epanel/custom_functions.php on line 748
Camdan
article post
thumbnail
Warning: file_exists(): open_basedir restriction in effect. File(/home/uqeosma/public_html/blog/wp-content/uploads/et_temp/DSC_7611-7303203_149x149.jpg) is not within the allowed path(s): (/home/osmntunc:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/osmntunc/public_html/blog/wp-content/themes/theme/epanel/custom_functions.php on line 748
Akdağ Çardak
article post

Hayal Edebiyatı

Daha ortalarda yoksun evlat; Kişiler sahip olamadıkları hayallere sırf sen sahipsin...
article post

Son Ders

Horozlar uyanmış, çorbacılar dükkanlarını açmış, dumanı sabahın soğuğunda...
article post

Hadopi Nedir ?

Hadopi Kanunu Nedir? HADOPI “The High Authority for the Dissemination of Works and the...
article post